Ukrayna Savaşı her geçen gün daha da çıkmaza giriyor. Rusya, yaptırımların etkisinden ve ilk etapta aldığı beklenmedik yenilgilerin ardından toparlanmayı başardı. Ukrayna ise tüm gücüyle Rus işgaline karşı direniyor. Ancak bu savaş ne kadar sürdürülebilir?
Ukrayna’nın asker sayısı her geçen gün azalırken, Ruslar tarihi bir gerçeği tekrar hatırlatarak muazzam insan gücünü seferber etmekte ve kaybettiği askerlerin yerine yenilerini getirmekte. Batı ülkeleri savaş başladığından bu yana Ukrayna’ya gittikçe artan miktarda teçhizat yardımı yapsa da Ukrayna bir konuda kıtlık yaşamaya başladı: Kaybettiği askerlerinin yerine yenilerini koyamıyor.
Mevcut durum Ukrayna’nın gittikçe daha çok yıpranmasına ve savaşın ilk aylarındaki olumlu tabloyu tamamen tersine çevirmesiyle birlikte Batı ülkelerinde ilk defa Ukrayna’ya doğrudan asker gönderilebileceği dile getirilmeye başlandı. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Ukrayna’nın düşmesinin Avrupa için bir felaket olduğunu hatırlatmasının ardından, Fransa’nın sahaya asker gönderebileceğini ilk kez dile getiren lider oldu.
Peki Batı devletlerinin bunu yapması olası mı? Bunun için Ukrayna Savaşı’nın başından beri süregelen açıklamaları mercek altına almakta fayda var.
Savaşın İlk Günleri: Yardım Başlıyor
ABD, istihbarat raporlarını defalarca kez yayınlayarak Rusya’nın Şubat 2022’de Ukrayna’ya saldırıda bulunacağını belirtmesine rağmen pek çok yetkilinin buna inanmaması, Batı ülkelerinin de bu savaşa hazırlıksız yakalanmasına neden oldu. Hatta bazı rivayetlere göre bir Alman yetkili, kendisini yardım için arayan bir Ukraynalı yetkiliye “üç saat bile dayanamayacaklarını ve bu yüzden yardım göndermenin anlamının olmadığını” dile getirmişti. Buna rağmen Ukrayna’nın başarılı direnişi, Putin’in üç gün sürmesini beklediği savaşı uzatınca ilk yardımlar başladı. Hatta bunların bir kısmı komik denebilecek seviyedeydi.
Öte yandan Batı ülkeleri hızlı bir şekilde toparlanmayı başardı ve gerek siviller gerekse askerler için yüklü miktarda yardımlara başladı. Hatta eski Varşova Paktı ülkeleri de Ukrayna ordusunun kullanmaya alışkın olduğu eski Sovyet teçhizatlarını da Ukrayna’ya göndermekten geri durmadı.
Tedarik Anlaşmazlığı: Konsensus Bozuluyor
Rusya’nın üç günlük savaşı, Putin’in yeni bir doktrin ilan edecek kadar ileri gitmesinin ardından geri adım atamayışıyla birlikte bugün üçüncü yılında. Ancak savaş uzadıkça, Ukrayna’nın da ihtiyaç duyduğu teçhizatlar da üç yıl boyunda çeşitlendi. İşte bu noktadan itibaren Batı ülkeleri arasında anlaşmazlıklar meydana gelmeye başladı ve hangi teçhizatların Ukrayna’ya temin edileceği konusunda zıt söylemler yükseldi.
Bunların ilki tank konusuydu. Ukrayna, Rus tanklarını özellikle SİHA’lar ve başta Javelin olmak üzere taşınabilir hava savunma sistemleri (MANPADS) ile imha edebilse de Rusların büyük tank stoğu karşısında kendi tanklarını da kaybetti ve yeni tanklara ihtiyaç duydu. Bu noktada artık ABD’den Abrams, Almanya’dan da Leopard tanklarının alınması gündeme geldi. Ancak ilk başta bu devletlerin bu konuya olumlu yaklaşmadığını hatırlatmakta fayda var. Bu dönemde Ukrayna’nın tank ihtiyacı öylesine gündem oldu ki, sosyal medyada bu uğurda kampanyalar bile başlatıldı.
Nitekim sonunda ABD tavrını hızlıca değiştirdi. Abrams tanklarının Ukrayna’ya yollanacağı açıklandı ve Ukraynalı personelin eğitimlerine başlandı. Bu kez gözler Almanya’ya çevrildi, çünkü Almanya’nın hiç de Leopard tanklarını Ukrayna’ya göndermek gibi bir niyeti yoktu. Bu durum hızlıca medya ve sosyal medya kampanyalarının hedefinin Almanya’ya yönlenmesine neden oldu. Hatta bu süreçte Batı devletleri, Almanya’yı beklemeksizin kendi envanterlerindeki Leopard tanklarını Ukrayna’ya yollamaya başladı. Nihayet Almanya geri adım attı ve Leopard tanklarını Ukrayna’ya yollamayı kabul etti. Bu dönem Ukrayna’ya tank yollama furyası o kadar ateşliydi ki, tarafsızlığı ile ünlü İsviçre bile, envanterindeki Leopard tanklarını, Ukrayna’ya göndermesi için Almanya’ya iade etti.
İkinci tartışma uçaklar üzerine yaşandı. Ukrayna’nın hava kuvvetleri savaşın başında ağır bir darbe aldı. Buna rağmen geri kalan uçaklarıyla hava sahasını savunmaya etti. Ancak Rusların hava gücü ile aşık atması pek mümkün değildi. Böylelikle bu sefer de Ukrayna’nın F-16 talebi dile getirilmeye başlandı. Ancak Batı ülkeleri buna pek de taraftar değildi.
Yine de Ukrayna, F-16 isteğini her fırsatta dile getirmeye devam etti. Tank konusunda olduğu kadar olmasa da yine bir sosyal medya kampanyası başladı. Nihayetinde ABD yönetiminden olumlu sinyaller gelmeye başladı. Yine de F-16’ların gelmesi uzun bir süreç. Hava üstünlüğü, ABD savaş doktrininin önemli bir parçası olduğundan ötürü ABD uçaklarının gelişmişliği bilinmedik bir şey değildir ve F-16 gibi artık eski kabul edilebilecek bir uçak sisteminin bile Ukrayna’nın Sovyet döneminden kalma savunma sistemine entegre edilmesi hatırı sayılır bir uğraş gerektirir. Ayrıca bu entegrasyon sürecinin de Ukrayna ordusunun modernizasyonuna büyük katkı sağladığı da göz ardı edilmemelidir. Yine de bu yazının yazıldığı tarihte Ukrayna halen F-16’lara kavuşmuş değil ve hem pilotların eğitimi hem de sistemin entegrasyon süreci devam etmekte.
Üçüncü tartışma ise uzun menzilli füze sistemleri üzerine gerçekleşti. Bir kez daha bu talep başta reddedilirken, bir süre sonra gerek Birleşik Krallık gerek ABD kısa sürede bu konuda olumlu sinyaller verdi. Birleşik Krallık hızlı bir şekilde Storm Shadow füzelerini Ukrayna’ya tedarik ettiğini duyurdu. Birkaç ay sonra ise Amerikan menşeili uzun menzilli füzelerin sahada kullanıldığı Ukrayna tarafından doğrulandı.
Bir kez daha Almanya bu furyaya katılmayı reddetti. Taurus füzelerinin Ukrayna’ya tedarik edilmesi konusunda Almanya Şansölyesi Scholz öyle katı bir tutum içine girdi ki onu ikna etmek mümkün olmadı. Bu konuda Alman komutanların sızdırılan konuşmaları, Alman yetkililerin bile Scholz’u ikna edemediğini gösterdi. Bu krize rağmen Almanya’nın tavrı devam ediyor ve Scholz, Taurus füzelerini Ukrayna’ya yollamama konusundaki sert tavrını korumayı halen sürdürüyor.
NATO Askeri Ukrayna’da!
Scholz’un Taurus füzeleri krizindeki sözleri çarpıcı etki yarattı. Kesinlikle Ukrayna’ya uzun menzilli füzeler tedarik etmeyeceğini söylerken, başta İngiliz olmak üzere NATO personelinin Ukrayna’da bulunduğunu ve karmaşık füze sistemlerinin hedeflemelerini gerçekleştirdiklerini belirtti. Elbette bu söylentiler ilk defa dile getirilmiyordu. Keza benzeri iddialar Polonya tarafından da dile getirilmişti. Yine de Scholz’un bunu alenen dile getirmesi ve Birleşik Krallık’ın bu konuyu açıkça reddetmemesi, söylentilerin doğru olduğunu yeterince ispatladı.
Ancak şu etapta sahada aktif olarak birliklerin yer aldığına dair hiçbir iddia yer almıyor. Öte yandan Macron’un Şubat 2024’teki sözlerinin bu noktada büyük bir önemi var. Görüldüğü üzere Ukrayna’ya daha önceleri verilen destekler, başlangıçta reddedilse de zamanla kabul edildi. Nitekim Macron’un da talebi, açıklamasının ertesi günü çeşitli NATO ülkelerince reddedildi.
Ancak Macron yalnız değil. Ocak 2024’te NATO Askeri Komuta Balkanı Rob Bauer, Batı’nın artık aktif savaşa girme seçeneğini göz ardı etmemesi gerektiğini dile getirmişti. NATO’nun böyle üst düzey bir yetkilisinin açıklamasından yaklaşık bir ay sonra Macron’un böyle bir açıklamada bulunması pek de tesadüf olmasa gerek.
Daha önceden olduğu gibi bu konuda da artık çelişen açıklamalar dile getirilmeye başlandı. Polonya, ilk başta Almanya ile birlikte Macron’un iddiasına karşı gelmişti. Ancak Mart ayının başında Polonya Dışişleri Bakanı da Ukrayna’ya askeri birlikler yollamanın düşünülemez olmadığını dile getirdi. Üstelik Polonya’nın, Ukrayna Savaşı başladığından bu yana yoğun şekilde silahlandığını da göz ardı etmemekte fayda var.
Ancak herhalde hiçbir açıklama, 22 Mart’ta Rob Bauer’in bir Ukrayna’ya ait olan bir askeri haber sitesi Armyinform’a verdiği demeçte, NATO’nun Rusya ile çatışmaya hazır olduğunu söylemesi kadar açık değil. Bauer, Ukrayna sahasında aktif görevde olan hiçbir NATO birliğinin olmadığını belirtse de NATO üyesi olan egemen bir ülkenin kendi inisiyatifiyle sahaya asker yollamasının ister istemez müttefik ülkelerde de sonuçlar doğuracağını belirtti.
Olası Senaryolar
Batı ülkelerinin ve NATO’nun Rusya ile doğrudan savaşa girmekten kaçınmasının son süratle değişmesinde yaklaşan ABD seçimlerinin ve Donald Trump’ın yeniden seçilme ihtimalinin göz ardı edilmemesi gerekiyor. Donald Trump daha önce bu yönde açıklamalarda bulunmuş, ABD kongresi de bunu engellemek için çeşitli yasalar kabul etmişti. Ancak yine de Trump’ın elinin güçlü olmadığı düşünülmemeli. Olası bir Trump döneminde ABD, NATO’dan çekilemese bile, ittifakın kollektif savunmasının bel kemiği olan ve üye ülkelerin oy birliğine ihtiyaç duyan 5. maddenin işletilmesine engel teşkil edebilir.
Trump’ın aynı zamanda Ukrayna’ya olan desteği keseceği veya en azından azaltacağına yönelik açıklamaları da göz önünde bulundurulduğunda, seçimlerin bu yönde sonuçlanmasının Ukrayna için bir felaket habercisi olacağı söylenebilir. Batı devletlerinin bu yüzden seçimden önce acele ederek Ukrayna’da bazı sahaları güvence altına almaya çalıştığı söylenebilir. Özellikle de Odesa isminin konuşulması yabana atılmamalı. İlerleyen Rus işgali altında Odesa Limanı, Ukrayna’nın Karadeniz’e açılan son büyük kapısı ve buranın kaybedilmesi, Ukrayna’nın Karadeniz ile bağlantısının kesilmesi anlamına gelecektir.
Ancak yine de belirttiğimiz üzere, Batı devletlerinin doğrudan Rusya ile çatışmak istememesi göz önünde bulundurulduğunda, askeri birliklerin yer alacağı Odesa’dan Kiev’e uzanan güvenli bir hat oluşturulması ve savaşın bu hattın doğusunda cereyan etmesi söz konusu olabilir. Yine Dedeağaç’taki NATO üssünde bulunan zırhlı araçların Bulgaristan ve Romanya’ya sevkiyatının tüm hızıyla devam ettiği düşünülürse, seçimden önce belli birliklerin Ukrayna’ya gireceği düşünülebilir. Nitekim Romanya’da da NATO’nun Avrupa’daki en büyük üssünün inşasına başlandığı biliniyor. Ancak bu üssün inşasına yeni başlanırken bu sevkiyatların gerçekleştirilmesi de dikkate değer.
Rusya sıklıkla Batı devletlerini nükleer silahları kullanmakla tehdit etmesine rağmen, Ukrayna Savaşı’nın başında dönemin Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian’ın da hatırlattığı üzere, NATO da nükleer bir ittifak. Bu sebeple nükleer silahların konuşması pek söz konusu olmasa da NATO’nun çizeceği güvenli hattın ötesinde gerçekleşecek olası bir Rus zaferinin, Putin için şimdilik tatmin edici olabilir.
Bir diğer olasılık da Trump’ın Avrupa’yı konvansiyonel olarak kaderine terk etmesine rağmen, nükleer şemsiyeyi kapatmaması. NATO’nun kurulduğu ilk yıllarda da ABD’nin Avrupa’ya esas desteğinin nükleer şemsiye olması ve konvansiyonel birliklerin Avrupa tarafından temin edilmesinin ABD tarafından beklendiği düşünülürse, bu tür bir politikanın gözetilmesi ABD için yeterince kârlı olacak ve ABD’nin askeri gücünü Asya’ya kaydırmasına olanak sunacaktır.
Türkiye İçin Ne Demek?
Bölgedeki olası bir NATO hareketi, Ukrayna Savaşı başladığından beri Türkiye’nin gözettiği hassas denge politikası için önemli bir risk oluşturacaktır. Bir yandan Odesa’nın güvenliğinin sağlanması, Rusya’nın Karadeniz’in kuzey kıyılarındaki üstünlüğüne darbe vurarak Türkiye’nin Karadeniz’deki dengeleri için fayda sağlayacaktır. Ancak Rusya, NATO üyesi olan Türkiye’ye bunun bedelini İdlib’te ödetmeye yeltenebilir.
Kuzey Suriye’de yer alan Türk ve Amerikan askeri varlıkları, farklı grupları destekliyor. Amerikan askerilerinin terör örgütü YPG’nin kontrol ettiği bölgelerde bulunmasına rağmen iki ülke, özellikle de DAEŞ’e karşı ortak operasyonlarda buluşmakta. Ancak ABD’nin terör örgütüne bölgede sahip çıkması, iki müttefikin Suriye’de daha fazla iş birliği yapmasını engelliyor.
Türkiye bu durumun iki sonucuyla daha önce karşılaştı. Rus uçağının düşürülmesinin ardından beklenen NATO desteğinin gelmemesi, daha sonra İdlib’te 33 askerimizin şehit edilmesi için cesaretlendirici oldu. Rusya’nın açıkça üstlenmemesi ve resmi açıklamalarda Suriye’nin suçlanmasına rağmen Moskova’nın manidar açıklamaları, hain saldırının arkasındaki gerçek güçlerin kim olduğunu işaret eder nitelikteydi.
Bu sebeple Ukrayna’daki olası bir NATO hareketliliği, Türkiye’nin yalnız bırakıldığı Suriye’de başına daha çok sorun açılmasına yol açabileceği kesinlikle göz ardı edilmemelidir.
Kaynakça:
https://www.theguardian.com/world/2022/jan/26/russia-ukraine-germany-under-pressure-to-back-eu-military-training-mission-in-ukraine
https://www.aa.com.tr/tr/dunya/abd-ukrayna-ya-abrams-tanki-verecek/2796385
https://www.aa.com.tr/en/europe/berlin-reaffirms-no-intention-of-sending-leopard-tanks-to-ukraine/2783314
https://www.aa.com.tr/tr/dunya/almanyadaki-temas-grubu-toplantisinda-ukraynaya-leopard-tanki-verilmesiyle-ilgili-karar-cikmadi/2793132
https://www.aa.com.tr/tr/dunya/ukraynaya-destek-tartismalarinda-yeni-odak-noktasi-leopard-tanklari-oldu/2795660
https://kyivindependent.com/germanys-rheinmetall-to-provide-ukraine-with-25-leopard-1-tanks/
https://kyivindependent.com/switzerland-approves-export-of-leopard-2-tanks-under-condition-they-are-not-sent-to-ukraine/
https://www.aa.com.tr/tr/dunya/biden-ukraynanin-simdilik-f-16-savas-ucagi-yardimina-ihtiyaci-yok/2831178
https://www.aa.com.tr/tr/dunya/abd-ve-muttefikleri-ukraynaya-f16-dahil-dorduncu-nesil-savas-ucaklari-vermeye-hazirlaniyor/2901756
https://theconversation.com/after-months-of-negotiations-ukraine-will-be-getting-the-f-16-warplanes-it-has-been-begging-for-heres-why-thats-important-212135
https://kyivindependent.com/f-16s-for-ukraine-when-will-they-arrive-and-what-can-they-do/
https://www.bbc.com/news/world-europe-65558070
https://www.lemonde.fr/en/international/article/2023/10/18/ukraine-uses-us-supplied-long-range-missiles-for-first-time-says-zelensky_6183673_4.html
https://www.bbc.com/turkce/articles/cv2ylx3vw0vo
https://www.aa.com.tr/en/russia-ukraine-war/germany-s-scholz-stands-firm-in-opposition-to-sending-taurus-missiles-to-ukraine/3152726
https://www.telegraph.co.uk/world-news/2024/03/03/germany-intelligence-leak-uk-troops-ground-ukraine-nato/
https://www.declassifieduk.org/polish-minister-saw-uk-special-forces-operating-in-ukraine/
https://www.bbc.com/turkce/articles/cw8jywg628no
https://tr.euronews.com/2024/01/17/nato-askeri-komuta-baskani-bauerden-batiya-savasmak-dahil-her-an-her-seye-hazir-olun-cagri
https://apnews.com/article/nato-stoltenberg-ukraine-troops-france-slovakia-5d4ed747861a3c0edb8f922fa36427c2#:~:text=At%20a%20meeting%20in%20Prague,want%20to%20send%20its%20soldiers.%E2%80%9D
https://apnews.com/article/poland-nato-russia-france-abd144aee256a72388c196dae8acaf7f
https://armyinform.com.ua/2024/03/22/nato-gotove-do-konfliktu-z-rf-vyvchayemo-unikalni-ukrayinski-operacziyi-v-chornomu-mori-admiral-rob-bauer/
https://tr.euronews.com/2020/09/04/trump-secimleri-yeniden-kazan-rsa-abd-yi-nato-dan-cekebilir-
https://birlikgazetesi.org/bu-kadari-da-pes-tanki-otoyola-dusurduler/
https://www.milliyet.com.tr/dunya/romanyaya-avrupanin-en-buyuk-nato-ussu-7096954
https://haber.sol.org.tr/haber/fransadan-rusyaya-nukleer-tehdidi-nato-ayni-zamanda-nukleer-bir-ittifaktir-327330
https://www.aa.com.tr/tr/dunya/abd-baskani-trump-deas-elebasi-bagdadi-olu-ele-gecirildi/1627835
https://tr.euronews.com/2022/02/03/abd-den-idlib-de-isid-operasyonu-kad-n-ve-cocuklar-n-da-oldugu-sivil-olumler
https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-51669820