İhracatımızı sürdürebilmek için ihtiyaç duyduğumuz ara ürünleri kolayca tedarik edebilen ülkeler son ürünleri de iç pazarımıza aynı kolaylıkla sunabilirler. Tüm bunlara ek olarak, Türkiye, planlı ve istikrarlı bir üretim ekonomisi politikası takip etmediği sürece; Çin ya da Hindistan gibi ülkelerin Batı’ya açılan ticaret yollarında bulunmasının herhangi bir faydasını göremeyecektir. Petrol zengini ülkeler doğal kaynaklarını, teknoloji ve patent üreten ülkeler yetişmiş insan kaynaklarını kullanar
Tarih önünde Mustafa Kemal’i başarılı, Enver’i başarısız yapan sebep de tam olarak bu perspektifle ilgilidir. Tarih ibretlik derslerle doludur, almasını bilirsek kaos ve kriz çağını hasarsız atlatabiliriz.
Tarihsel olarak çeşitli konularda Türkiye ile anlaşmazlık içinde olan Yunanistan, İsrail ile askeri ilişkileri nedeniyle Türkiye’nin güçlenmesini onaylamadı. Geleneksel olarak Arap yanlısı olan Yunanistan, İsrail ile tam diplomatik ilişkiler kurmayı ancak Mayıs 1990’da kabul etti. Şubat 1998’de, İlerleyen dönemde terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan’ın himaye edilmesine doğrudan rol oynayacak olan Yunanistan Dışişleri Bakanı Theodoros Pangalos’un, Tel Aviv ve Türkiye arasındaki iş birliğini;
Özetle, AKP iktidarı Türk dış politikası söz konusu olduğunda attığı tüm adımları iç politik kazanca tahvil etme hedefinden vazgeçmiyor. Bu anlamda önümüzdeki 7 aylık süreçte de Erdoğan’ın yerel seçimler için mali kaynak üretme hedefine uygun bir ajanda takip ediliyor. Türkiye bir süre daha öngörülemez ve müzakere edilemez bir diplomatik kimliğe sahip olacak gibi görünüyor.