Connect with us

Hi, what are you looking for?

Köşe Yazıları

Emir Abbas Gürbüz ve Amal Ahadli yazdı: “Türkiye’nin Afrika İçin Uyguladığı Çok Boyutlu Stratejisi”

Osmanlı zamanında günümüze kadar uzanan Afrika-Türkiye ilişkilerinin seyrini iki döneme ayırmamız mümkündür. Osmanlının uzun yıllar kıtada gücü eline almasının ardından, imparatorluğun dağılması sonucundan diğer dönemlere nispette Cumhuriyet kurulması sonrasında ilişkilerde bir düşüş gözlemlenmiştir. Türkiye’nin kıta ile olan ilişkilerinin ilk dönemi 1998 yılına kadar uzanan zaman dilimini kapsadığını söylemek yanlış olmaz.¹

Soğuk savaşın sona ermesinin ardından 2000’li yılların başında batı için Türkiye’nin stratejik öneminde giderek azalma gözlemlendi. Aynı dönemde, Türkiye’nin gerçekleşen AB Zirvesinde 1997 yılında üyeliğinin kabul edilmemesi çok boyutlu bir dış politika arayışına girmesini sağladı. 1998 yılından “Afrika Açılımı Eylem Planı” kabul edildikten sonra 1999 yılında gerçekleşmiş Marmara depremi ve bunu takip eden 2001 ekonomik krizi politik istikrarsızlıkla beraber Türkiye’nin dış politikasında kısa dönemlik duraksama yaşattı. Türkiye’nin Afrika’yla olan ilişkilerinin güçlenmesi ülkede gerçekleşmiş olan seçimlerin hemen ardından gelişti. Adalet ve Kalkınma Partisinin seçimi kazanmasıyla Türkiye-Afrika ilişkileri giderek güçlenmeye başladı. “Afrika Açılımı Eylem Planı” ile ilk dönemini tamamlayan Türkiye- Afrika ilişkileri, Adalet ve Kalkınma Partisinin iktidara gelmesiyle ikinci döneme daha güçlü bir şekilde geçiş yaptı. Nitekim Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) kıtadaki ilk ofisini Etiyopya’da 2005 yılında açması ve bu yılın Türkiye’de “Afrika Yılı” olarak belirlenmesi bunun bariz göstergesi olmuştur.¹

Türkiye’nin Yumuşak Gücünün Pratikteki Uygulamaları ve Sonuçları

Türkiye eşitlik ve karşılıklılık ilkelerine dayandırdığı Afrika Politikasını 2005 yılında hem kurumsal hem de toplumsal çerçevede uygulamaya koymak için ciddi anlamda fırsat yakaladı. İlk adımda söz konusu yılda gözlemci olarak alındığı Afrika Birliği’ne 2008 yılı ocak ayında stratejik ortak sıfatı ile birlik üyeleri tarafından kabul edildi. Afrika Strateji Belgesinin 2010 yılında yürürlüğe koyulmasının ardından Türkiye, Afrika açılımından ciddi kademede yol kat ederek Afrika ülkeleri ile olan ilişkileri önemli seviyede hızlandı. Tüm bunların sonucunda 2013 yılında Afrika Ortaklık Politikası Afrika’ya Açılım Politikasının yerini aldı. Bu süreçte Türkiye’nin elinde bulundurduğu tecrübesini, toplumsal, siyasal ve kültürel birikimini, sahip olduğu imkân ve kaynakları Afrikalı hükümetlerle ve halklarla paylaşmak bu politikanın temel hedeflerinden biri olmuştur.²

Uygulanan yumuşak güç sayesinde Afrika ülkelerinin desteğiyle, Türkiye Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne ilk kez 2010 yılında geçici üye olarak seçildi. Ekvator Ginesi’nin Malabo kentinde 2014 yılında ikincisi gerçekleşen Türkiye-Afrika Zirvesinin 2021 yılında üçüncüsüne İstanbul ev sahipliği yaptı. Bu zirvede ileride gerçekleşmesi planlanan siyasi ve iktisadi ortaklıklar için çerçeveler oluşturuldu.² 12-13 Ekim 2023 tarihinde İstanbul’da Afrika Birliği Dönem Başkanı Komorlar Cumhurbaşkanı Azali Assoumani’nin ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımlar ile DEİK’in (Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu) oluşturduğu organizasyon sonucunda dördüncü Ortaklık Zirvesi gerçekleşti.³

Türkiye’nin uyguladığı yumuşak güç Afrika ülkeleriyle gerçekleşen ihracatı ve ithalat oranlarında kendini göstermiştir. Özelikle ihracat alanında gerçekleşe ciddi fark ikinci dönem Afrika ile olan ilişkilerde Türkiye’nin başarılı olduğunun kanıtlamıştır. Aşağıda gösterilen Tabloda Türkiye’nin 2010- 2023 yılları arasında geçekleştirmiş ihracat ve ithalat miktarları belirtilmiştir.³

Tablo 1: Türkiye’nin 2010 ve 2023 Yıllarında Kuzey Afrika Ülkelerine İhracatı. Birim: ABD Doları – bin

Kaynakça (Gürel, A., & İren, A. A. 2024).

Tablo 2: Türkiye’nin 2010 ve 2023 Yıllarında Kuzey Afrika Ülkelerinden İthalatı.

Birim: ABD Doları- bin

Kaynakça (Gürel, A., & İren, A. A. 2024).

Türkiye’nin Bölgedeki Askeri Etkisi ve Doğurduğu Sonuçlar

Türkiye’nin yerli silahlarını ihracat etmekte büyük tecrübesinin olmamasına rağmen Karabağ savaşı sonrasında bu silahlar Afrika’da önemli rağbet görmeye ve Afrika kıtasında silah tedarikinde Türkiye giderek gücü eline almaya başlamıştır.⁴

Savunma ve Ekonomik işbirliğine ilişkin Türkiye ile Somali arasında 2024 yılında anlaşmaya varılmış ve karşılıklı imzalar atıldı. Yaptığı açıklamada Somali Devlet Başkanı Hasan Şeyh Mahmud imzalanan bu anlaşmanın Somali donanmasını inşa etmeyi, Somali sularındaki doğal kaynaklardan yararlanmayı, onları korsanlardan, uyuşturucu-silah kaçakçılığından ve terörizmden kaynaklanan yasa dışı faaliyetlerden korumayı hedeflediğini belirtti. Somali Devlet Başkanı Hasan Şeyh Mahmud açıklamasında bu anlaşmayla belirlenmiş alanların 10 yıllık süreyle Türkiye’nin kontrolüne verileceğini ve belirlenen süre bittikten sonra Somali güvenlik güçlerinin bu görevleri yeniden üstleneceğini vurguladı.⁴

Tüm bunların yanı sıra Türkiye Cibuti ile 2024’ün şubat ayında askeri eğitim alanında iş birliği, askeri mali iş birliği ve nakit yardımının uygulanmasına ilişkin bir protokolü içeren üç farklı alanda karşılıklı anlaşmalar imzaladı. Ayrıca son dönemlerde Türkiye, Afrika Boynuzu ülkelerine önemli seviyelerde silah ihracatı yapmıştır. Bayraktar şirketinin temin ettiği İHA ile Somali devleti terör örgütü Eş-Şebab hareketine yönelik başarılı operasyonlar gerçekleştirmiştir. Bazı uluslarasın kaynaklar, Bayraktar üretimi olan Türk İHA’ları Etiyopya federal güçleri tarafında Tigray ile savaşta aktif kullanıldığını dile getirdiler.⁴

Türkiye’nin Afrika devletleri üzerinde kurduğu askeri ve iktisadi etkinin artmasından doğan sebeplerde dolayı Afrika devletleri kendi aralarındaki anlaşmazlıklarda Türkiye’nin arabuluculuğuna başvurmaktalar. Uzun yıllar Somali ile aralarında gerilim olan Etiyopya, 9-10 Mart’ta Kenya’nın başkenti Nairobi’de bir araya geldikleri görüşmelerden sonuç alamadıktan sonra resmi şekilde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a sorunun çözülmesi için arabulucu olması talebinde bulunmuştur. Her iki devletin arabulucu olarak Türkiye’ye güvenmesi Afrika’yla ilgili uygulanan stratejilerin meyveleri olmuştur.⁵

Sonuç ve Değerlendirme

Türkiye’nin ikinci dönem Afrika siyaseti sonucundan ülke dış politikada önemli bir değişim sergilemenin yanı sıra geleneksel diplomasinin ötesine geçerek kendisine daha kapsamlı bir nüfuz alanı yaratmıştır. Türkiye Afrika’da kilit oyuncu olmak için gerekli olan siyasi, ekonomik, kültürel unsurları bir araya getirmiştir. Diplomatik temsilciliklerin açılması, bölgeye Türk iş adamlarının yönlendirilmesi bu kıtada Türkiye’nin güçlü bağlar kurmasına yardım etmiştir.

Unutmamalıyız ki, Afrika kıtasındaki ülkelerin farklı istikrar seviyeleri ve kültürel altyapıları Türkiye’nin hedeflerine ulaşmasını zorlaştırabilir. Uzun yıllar batı sömürgesi altında kalan, dilleri emperyalist güçler tarafından asimile olmuş bu devletler ile sürdürülebilir ortaklıklar kurmanın zorluğunu göz ardı etmememiz gerekir.

Her şeye rağmen, Türkiye’nin bu dış politikada kendini Afrika ile dünyanın diğer devletleri arasında köprü olarak konumlandırma girişimleri olumlu değerlendirilmelidir. Özellikle Çinin son dönemlerde bir kuşak yol projesinde Afrika’ya yer vermesi Türkiye’nin ne kadar doğru dış politika izlediğinin göstergesidir.

*Bu yazı, Yu Haijie’nin 2024 tarihinde BRIQ Kuşak ve Yol Girişimi Dergisi‘nde yayınlanan “Türkiye’nin Afrika için Çok Boyutlu Stratejisi: Özellikler, Temel Saikler ve Gelecek Beklentileri” isimli makalesinden özetlenerek yazılmıştır.

Kaynakça

1. Oruç, A. (2022). Türkiye’nin Afrika stratejisinin dış ekonomik ilişkiler bağlamında değerlendirilmesi ve öneriler (Uzmanlık Tezi). İSEDAK ve Uluslararası Kalkınma İşbirliği Genel Müdürlüğü.

2. Oğurlu, E. (2018). 1998-2018 Arası Dönemde Türkiye’nin Afrika Deneyimi: Fikirden Eyleme Bir Dönüşüm. Avrasya Etüdleri, 54(2), 65-94.

3. Gürel, A., & İren, A. A. (2024). TÜRKİYE’NİN KUZEY AFRİKA’DA NEOLİBERAL POLİTİKALARI VE DEĞİŞEN HEGEMONYASI. Akdeniz Havzası ve Afrika Medeniyetleri Dergisi, 6(1), 21-41.

4. Anadolu Agency. (2024, Ekim 10). Türkiye Afrika Boynuzu’nda nüfuzunu günbegün artırıyor https://www.aa.com.tr/tr/analiz/turkiye-afrika-boynuzunda-nufuzunu-gunbegun-artiriyor/3349958

5. BBC Türkçe. (2024, Ağustos 13). Somali-Etiyopya görüşmeleri: Türkiye nasıl arabulucu oldu, sorun çözülebilir mi? https://www.bbc.com/turkce/articles/cpw8xl54vj4o

Click to comment

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

You May Also Like

Köşe Yazıları

Basra Körfezinin girişinde yer alan Abu Musa, Küçük ve Büyük Tund adaları 1971 yılında İran tarafından adaların ilhak edilmesinden itibaren günümüze kadar geçen sürede...

Köşe Yazıları

En sonda söylemek gerekeni en başta söyleyelim; Türkiye bu projeyi tamamlayacak, öngörülebilir gelecekte de tamamlamaktan başka bir seçeneğe sahip değil. Bu mecburiyetin gerekçeleri ayrı...

Köşe Yazıları

Yunanistan, önümüzdeki 6 yıl içerisinde sahip olacağı kabiliyetler sayesinde, olası bir çatışmanın 8. saatinde; Tüpraş ve Aliağa rafinerileri; Gölcük ve Aksaz donanma üsleri, Arifiye...

Köşe Yazıları

1949 yılında kuruluşunun hemen ardından İsrail’i resmen tanıyan ilk Müslüman ülkenin Türkiye olması, Tel Aviv ile Ankara arasındaki ilişkileri başından itibaren özel kılan önemli...

Exit mobile version